İçeriğe geç
  • Dolar 49,5523
  • Euro 55,5676
  • Sterlin 66,1489
  • Bitcoin 4.049.410 ▼ %1,16

Yaşam

Melanom tedavisinde yeni mikroiğne sistemi

İstanbul'daki üç üniversitenin ortak çalışmasıyla, 3 boyutlu biyoyazıcı kullanılarak kemoterapi ve fototermal tedaviyi birleştiren mikroiğne yaması geliştirildi. Sistem, ilacın hedef bölgeye doğrudan ulaşmasını sağlayarak yan etkileri azaltmayı hedefliyor.

İstanbul'daki üç üniversitenin iş birliğiyle, cilt kanserinin agresif türlerinden melanom tedavisine yönelik yenilikçi bir yöntem hayata geçirildi. Kemoterapi ile fototermal tedaviyi tek platformda buluşturan ve 3 boyutlu biyoyazıcı teknolojisiyle üretilen mikroiğne temelli yama sistemi, ilaçların doğrudan tümör bölgesine ulaştırılmasını amaçlıyor.

Milliyet'te yayınlanan habere göre, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) ortaklığında kurulan SABİOTEK bünyesinde yürütülen proje, TÜBİTAK ve TÜSEB desteğiyle tamamlandı. YTÜ Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Bülent Üstündağ'ın liderliğinde geliştirilen sistem, hidrojel tabanlı mikroiğneler aracılığıyla kemoterapötik ajanın kontrollü salınımını ve ışık enerjisiyle tümör bölgesinde lokal ısı artışı oluşturulmasını sağlıyor.

Çift etkili yaklaşım sayesinde tedavinin lokal etkinliğinin artırılması ve ilacın vücuda yayılması sonucu oluşan sistemik yan etkilerin minimize edilmesi öngörülüyor. Mikroiğnelerin taban kısmında ışıkla ısı üreten 'grafen kuantum noktaları', uç kısmında ise 5-florourasil (5-FU) adlı kemoterapi ilacı yer alıyor. Yaklaşık 42 dereceye ulaşan sıcaklık, kanser hücrelerinde programlı ölümü tetiklerken ilaç salınımını da destekliyor.

Laboratuvar aşaması tamamlanan ve uluslararası bir yarışmada altın madalya ile WIIPA Özel Ödülü'ne layık görülen teknoloji için iki ayrı patent başvurusu yapıldı. Prof. Dr. Üstündağ, üretimde yerli kaynaklardan temin edilen jelatinin kullanıldığını ve yerli ürünün uluslararası referans ürünlerle benzer özellikler gösterdiğini belirterek, sistemin cerrahi sonrası kalan kanser hücrelerine karşı tamamlayıcı bir tedavi olabileceğini ifade etti.

Çalışmanın klinik kullanıma geçebilmesi için preklinik ve klinik araştırmaların tamamlanması gerekiyor. Prof. Dr. Üstündağ, sağlık teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması ve bilimsel çalışmaların ürüne dönüşmesi için üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…