İçeriğe geç
  • Dolar 49,5592 ▲ %0,06
  • Euro 55,6316 ▼ %0,14
  • Sterlin 66,0497 ▼ %0,04
  • Gram Altın 6.607,07 ▼ %0,39
  • Çeyrek Altın 10.804,61 ▲ %0,01
  • Gümüş 91,09 ▲ %0,36
  • Bitcoin 4.069.765 ▲ %1,44
  • BIST 100 11.481,28 ▼ %2,05

Kampüs

KTÜ Dekanı Kara'dan dere ıslahı vurgusu

KTÜ Dekanı Kara'dan dere ıslahı vurgusu

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, yoğun yağışların neden olduğu sel riskine karşı dere yataklarının korunması ve ıslah çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtti.

Yoğun yağış dönemlerinde derelere ulaşan suyun yatak kapasitesini aşması, sel ve taşkınlara yol açarak can ve mal kayıplarına neden olabiliyor. Uzmanlar, bu tür afetlerin etkilerini azaltmak amacıyla yürütülen dere ıslah çalışmalarının kritik rolüne işaret ediyor. Suyla birlikte taşınan taş ve toprak gibi malzemelerin çevreye verdiği zararın önlenmesi için suyun doğal akışını engelleyen uygulamalardan kaçınılması gerektiği vurgulanıyor.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kara, sel ve taşkınların belirli tekerrür süreleri bulunduğunu ve büyük ölçekli olayların 50 veya 100 yılda bir görülebildiğini ifade etti. Kara, 1990 yılında Trabzon'un Değirmendere ve Söğütlü ilçelerinde yaşanan felaketlerde can ve mal kayıplarının yaşandığını hatırlatarak, dere ıslahının önemine dikkat çekti.

Prof. Dr. Kara, derelerde suyun membadan mansaba doğru engelsiz akmasını sağlamak için tersip bentleri ve benzeri yapılarla önlemler alındığını belirtti. Suyun doğal akışını sürdürebileceği alanların korunması gerektiğini vurgulayan Kara, "Suyun doğal akışını sürdürebileceği alanların korunması gerekiyor" dedi. Dere yataklarının daraltılmasının veya üzerlerinin kapatılmasının olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Kara, bu tür uygulamalardan ders çıkarılarak düzenlemelerin iyileştirilmeye çalışıldığını aktardı.

Yerel yönetimler başta olmak üzere tüm tarafların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini kaydeden Kara, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz ve Akdeniz Bölgelerinde geçmişte birçok sel ve taşkının meydana geldiğini hatırlattı. Kara, meteorolojik faktörler, topoğrafik özellikler, insan etkisi, jeolojik yapı ve arazi kullanımının sel oluşumunu ve zararın boyutunu belirleyen ortak bileşenler olduğunu sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…