İçeriğe geç
  • Dolar 49,7641 ▲ %0,14
  • Euro 55,8912 ▲ %0,26
  • Sterlin 66,6252 ▲ %0,10
  • Gram Altın 6.411,86 ▲ %0,42
  • Çeyrek Altın 10.534,31 • %0,00
  • Gümüş 86,26 ▲ %0,12
  • Bitcoin 3.978.920 ▼ %0,44
  • BIST 100 11.116,99 • %0,00

İyi Haber

Rumeysa Gelgi, 12 yılda 8 Guinness rekoru kırdı

Rumeysa Gelgi, 12 yılda 8 Guinness rekoru kırdı

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde yaşayan Rumeysa Gelgi, 2014'ten bu yana 8 farklı kategoride Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Gelgi, rekorlarını farkındalık yaratmak ve benzer durumdaki bireylere ilham olmak için kullandığını belirtti.

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde ikamet eden, 2 metre 15 santimetre boyundaki Rumeysa Gelgi, 2014 yılından bu yana 8 farklı dalda Guinness Rekorlar Kitabı'na adını yazdırdı. İlk rekorunu 2014 yılında 2 metre 13 santimetrelik boyuyla 'dünyanın 18 yaş altı en uzun genç kızı' unvanını alarak kazanan 29 yaşındaki Gelgi, geçen 12 yıllık süreçte çeşitli fiziksel özellikleriyle toplam 8 rekorun sahibi oldu. Gelgi, bu başarılarını görünürlük sağlamak ve benzer durumdaki bireylere yalnız olmadıklarını göstermek amacıyla kullandığını ifade etti.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Gelgi'nin rekorları arasında 'Dünyanın en uzun boylu kadını', 'Bir kadının sahip olduğu en büyük el', 'En uzun parmaklar', 'En uzun sırt rekoru', 'En büyük ayak ölçüsüne sahip kadın', 'Bir kadının sahip olduğu en büyük kulaklar' ve 'En uzun boylu doğmuş kız bebek' gibi kategoriler bulunuyor. Gelgi, 2014'te ilk rekorunu aldıktan sonra 2021'de 'Dünyanın en uzun boylu kadını', 2022'de el, parmak, sırt ve ayak ölçüleriyle ilgili rekorları, 2024'te ise kulak ölçüsü ve doğum boyu rekorlarını kırdığını aktardı. Dünya rekoru sahibi olmanın hayatına pozitif katkılar sağladığını belirten Gelgi, asıl amacının farkındalık oluşturmak olduğunu vurguladı. Gelgi, 'Fakat ben daha çok bu rekorları görünür olmaya ve bu sayede benimle benzer durumdaki bireylere ilham olmaya, yalnız olmadıklarını göstermeye, anlatmaya, görsel sahip olduğumuz özelliklerle başarabileceğimiz şeyler olduğunu ifade etmek amacıyla kullandım diyebilirim' dedi. Konu Yeni Şafak tarafından da aktarıldı.

Doğumundan itibaren hızlı büyümeye neden olan nadir bir sendromla yaşayan Gelgi, yıllardır genetik araştırmalara katkı sağlıyor. 2018-2019 yıllarında yapılan testlerde DNA'sında bilinen bir mutasyon tespit edilemediğini belirten Gelgi, genetik haritasının Fransa'daki Pasteur Enstitüsü'nde detaylı biçimde araştırıldığını kaydetti. Bu çalışmaların ardından sendromunun adlandırılmasında değişiklik yaşandığını ve durumunun artık Moreno-Nishimura-Schmidt (MNS) sendromu olarak ifade edildiğini söyleyen Gelgi, 'Hızlı büyüme sendromu' olarak bilinen Weaver sendromu teşhisinin, genetik testler sonucu Moreno-Mishimura-Scheibe sendromu olarak değiştiğini anlattı. Gelgi, 'Ben 1997 yılında doğdum ve o dönemde bu tarz sendromlar için genetik test yapılması mümkün değildi. 2011 yılında ilk genetik test çalışmaları ortaya çıktıktan sonra yaklaşık 2018-2019 yıllarında benim için genetik test yapıldı. Burada amacımız, sendromumun hangi gen mutasyonundan kaynaklı olduğunu öğrenmekti. Fakat çok ilginç bir şekilde, yapılan testler sonucunda benim DNA'mda hiçbir mutasyon görülemedi ve o zamandan beri de genetik haritam Fransa Pasteur Enstitüsü'nde çok detaylı bir araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırma geçtiğimiz aylarda sonlandı. Ancak ne yazık ki modern tıp hala benim sahip olduğum gen mutasyonunu ve bu sebeple sendromumun tam adını bilememektedir. Fakat bu süreçte yapılan çalışmalar neticesinde genetik kökeni bilinmeyen hızlı büyüme sendromlarına verilen isim değişti. Bu sebeple benim sendromumun adı artık Weaver sendromu olarak değil, Moreno-Mishimura-Scheibe sendromu, kısaca MNF sendromu olarak geçmektedir. Ben uzun yıllardır DNA'mda yapılan bu araştırmalara katkı sağlamaktayım ve buradaki dileğim sadece kendi sendromumun veya gen mutasyonumun aydınlatılması değil. Benimle benzer durumdaki bireylere, cevapları olmayan bireylere bir nebze olsun ışık tutabilmek, tıp literatürünün gelişmesine katkı sağlayabilmektir. ve umuyorum ki yakın zamanda biz de beklediğimiz soruların cevaplarını alırız.' diye konuştu. Gelgi, yakın zamanda hızlı büyüme sendromları ve skolyoz konusundaki çalışmalarını içeren akademik yayınlar da yaptığını belirtti.

Gelgi, mart ayında ABD'de yayımlanan ve nadir durumlara sahip bireylerin günlük yaşamlarını konu alan bir belgesel serisinin çekimlerine katıldığını da açıkladı. Belgeselin dördüncü bölümünde yer aldığını ve Temmuz ayında Amerika'da yayınlanan projenin daha sonra dünyanın farklı ülkelerine dağıldığını belirten Gelgi, yapımın kısa süre önce Türkiye'de vizyona girdiğini ve güzel geri dönüşler aldığını aktardı. Gelgi, 'Temmuz ayında belgeselimiz Amerika'da yayınlandı ve daha sonra dünyanın farklı ülkelerine dağıldı. Çok kısa zaman önce de Türkiye'de vizyona girdi ve ben de çok güzel geri dönüşler aldım. Böyle programlarda yer almanın, görünür olmanın farklılığı olan bireylere ilham verme konusunda veya bizim hayatımızı bilmeyen, farkında olmayan kişileri aydınlatmada çok önemli olduğunu düşünüyorum. Umuyorum bu belgeselle biraz daha günlük hayatımızın, yaşadıklarımızın, deneyimlerimizin anlaşılmasında, insanların empati geliştirmesinde önemli bir rol oynamıştır' ifadelerini kullandı. 12 yıldır medyada ve projelerde yer alan Gelgi, nadir rahatsızlığı olan bireylerden cesaret aşılayan geri dönüşler aldığını ve bunun kendisi için en büyük ödül olduğunu sözlerine ekledi.

TürkAta Haber Ajansı
Harika Olacak

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…